Gelişigüzel – 1

Can sıkıntısı yapacak birşey olmaması ile birleşince çıkıp fotoğraf çektim.Neyi neden çektim [...]

Burhan Öçal Konseri

Burhan Öçal 5 sene sonra Adana’da diye bir çok yerde duymuştum aslında bu konseri ama gitmeye niyetim yoktu.Son dakikada arkadaşlar gelir misin deyince gitmeye karar verdim.İşi perküsyon olan bir insan solo performans sergiler diye bekledim ama olay öyle değilmiş.Bir djle beraber sahneye geldi ve dj in çaldığı şarkıların üzerine darbukası ile eşlik etti.Ne bir türkü ne bir trakya havası hiçbir şey dinleyemedik.Belki de erken çıkıp asıl olayı kaçırdık, bilemiyorum.

Gelelim işin beni asıl ilgilendiren yanına yani fotoğraf kısmına.Daha önce hiç konser fotoğrafı çekmedim.Çok zor olabileceğini tahmin etmek güç değil.Flaş kullanmadan net bir görüntü elde etmek zor.Bunun yanında konserin bir sahne yerine bir otelin barında olması da fotoğraf için hiç güzel bir fırsat olmadı benim için.M modunda S 20 F4.2 değerleri ile (her fotoğrafta öyle mi bilmiyorum şimdi yalan olmasın) ortaya çıkan fotoğraflar aşağıda.
Bu yazıyı okumaya devam etmek için tıklayınız:: Burhan Öçal Konseri

Gün Batımı Yürüyüşleri

Çukurova Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünün olduğu yerden 5 dakika yürürseniz şöyle bir manzara ile karşılaşırsınız.

Bu yazıyı okumaya devam etmek için tıklayınız:: Gün Batımı Yürüyüşleri

Erzincan | Kemah Panorama Fotoğrafları

Erzincan’ın Kemah ilçesi benim memleketim.Bugün de orada bir çok fotoğraf çektim.Bunlardan 3 tane panorama yapıp paylaşmaya karar verdim.

İlk Panorama Acemoğlu Boğazını gösteriyor.Burasının bir hikayesi var ama benim bir şeyleri anlatmak konusunda çok da kuvvetli olmayan kabiliyetim yüzünden, zaten olayı oldukça güzel anlatan bir yazıyı buraya koymaya karar verdim.Yazı Eski Kemah Kaymakamı Yılmaz Kurt‘un Bir Bıldırcın Misali adlı kitabından alıntıdır.

“Her köprüyü bir melek beklermiş” buyuruyor bir ehli kalem büyüğümüz. Şüphesiz bu irrasyonel kaide bizim Acemoğlu için de geçerli olsa gerek. Za­manında kervan yolu için yapılan bu köprü, bugü­nün ulaşım vasıtalarına da tonajına ve hacmine bak­maksızın bir Eyüp sabrıyla tahammül ediyor. Bu ta­hammül ve takatte biraz da nöbetçi meleğin tasarru­fu ve muaveneti olduğu söyleniyor halk arasında.

Maalesef 22 Nisan 1996 günü, nöbet değişimin­de herhalde görevi Azrail almış olacak ki; 14 vatan evladı Mehmetçik bu köprüden Fırat’ın azgın sula­rından birer üveyik olup kanatlanıp gitti, nöbetçi meleğin kanatları altında … Şehitlik mertebesine yükselen bu delikanlıların kim bilir hangi hayalleri vardı hülyalarında, hangi hevesleri kaldı kursakların­da …

Bunları bilmekten öte, topraktan ve sudan mü­rekkep garip vücutlarını bile geri alamadık ki Fırat’ın kollarından, heveslerini bilebilelim.

Vazifemiz mes’ul aramak değil; sorumluluğun ne köprüyü bekleyen Melek’te, ne Karasu’da, ne de ka­dim köprü Acemoğlu’nda olduğu kanaatindeyiz. Bel­ki de bu, bir köprünün isyanıydı; yahut asrın insanı­na anlayacağı lisanda elemli bir ihtarı, bir tembihiy­di.

Küçük bir istirham; yolunuz bu taraflara düşer de şayet bu köprüden geçerseniz, ismini ve memleketi­ni dahi bilmediğiniz, size meçhul bu 14 askerimize, lütfen bir Fatiha veya bildiğiniz bir duayı okuyun. Belki kanatlanıp gittikleri yerlerden size bakıyorlar­dır kim bilir …

İşte yukarıda lafı geçen Acemoğlu Boğazı Bu yazıyı okumaya devam etmek için tıklayınız:: Erzincan | Kemah Panorama Fotoğrafları

ADA-ESB-ERC

Cumartesi sabahı Adana’dan Erzincan’a Ankara aktarmalı bir uçuş yaptım.Sabah 5′te o sabahın gecesinde yaptığım halı saha maçı sonucunda sakatlanmış bileğimle taksiye atlayıp Adana havaalanına geldim.Adana Ankara uçağınının önüne geçip fotoğraf çektim hemen.

Bu yazıyı okumaya devam etmek için tıklayınız:: ADA-ESB-ERC

Fotoğrafı istemek

Bugün dönem tatilim başlıyor, bugün sıkıntılı ve kocaman bir dönemi geride bıraktım.O kadar çok fotoğraf çekmek istiyorum ki anlatamam.Anlatabilir miyim acaba?

Esenboğa Havalimanındayım etrafıma bakıyorum, bir şeyler yakalamaya çalışıyorum sonra kendimi görüyorum.Fotoğraf çekmek isteyen bir ben [...]

Mangal, tripod ve ışık

Bu nasıl bir başlık demeyin şimdi bana.İşin aslı şu; arkadaşlarla mangala gidelim dedik ve gitmişken makinamı götürmemek olmazdı, bir de akşam olunca haliyle tripodu da götürmek gerekti, ben de öyle yaptım.Çok spontane gelişen bir durumdu bu benim için.Tam hava kararmak üzereyken oraya vardık.İsterdim ki gün batımında da biraz fotoğraf çekebileyim ama olmadı.Artık bunlarla idare etmek zorundasınız.

Bu yazıyı okumaya devam etmek için tıklayınız:: Mangal, tripod ve ışık

Sabancı Cami

Bugün fotoğraf makinemin içerisindeki lekeleri temizletmek üzere dörtyoldaki fotoğraf markete gittim.leke köşede kaldığı için temizleyemediler ayrıca çok basit bi leke bu sadece gökyüzü fotoğraflarında falan belli olur dediler bunun için temizlik yapmaya gerek yok dediler.bende tamam dedim, neyse işte dönüşte sabancı camiye gidip fotoğraf çekeyim dedim.İşte size bir kaç fotoğraf.

Bu yazıyı okumaya devam etmek için tıklayınız:: Sabancı Cami

Yamaç Paraşütü Festivali

Merhaba

Ev arkadaşım, fotoğraf çekmekten hoşlandığımı bildiği için beni yamaç paraşütü etkinliğine davet etmişti, ben de seve seve kabul ettim ve sabah erkenden Adana Kabasakal’da bulunan tepeye gittik.Adana havacılık ve doğa sporları derneğinin düzenlediği bir etkinlikti, protokol oldukça genişti, Türkiye’nin bir çok yerinden gelen çok sayıda sporcu vardı.Ben de aldım makinamı elime fotoğraflamaya başladım:)

Bu yazıyı okumaya devam etmek için tıklayınız:: Yamaç Paraşütü Festivali

Mersin tatili ve tatil fotoğrafları

İki üç gün önce döndüm bir haftalık tatilimden.Tarsus üzerinden Susanoğlu’na geçtik arkadaşlarla orada bir hafta kaldım.Tatilde neler yaptığımı not düşmek istiyorum buraya

Dediğim gibi önce Tarsus’a gittik.Arkadaşım evine birkaç eşya bırakacaktı ama biraz Tarsus’u gezdireyim size dedi bizde gezdik.Önce St.Paul kuyusuna gittik.Burası St. Paul’un yani Aziz Pavlus’un yaşadığı yermiş.Hıristiyanların inanç turizminde önemli bir noktaymış zira hıristiyanların hac noktalarından birisiymiş.Bunları ben de yeni öğrendim. Bu yazıyı okumaya devam etmek için tıklayınız:: Mersin tatili ve tatil fotoğrafları

New York

2008 yılının eylül ayında New York’ta beş günlük bir seyahat yapmıştım.Virginia eyaletinde üç ay boyunca vasıfsız işçi olarak bir eğlence parkında kasiyerlik yaptıktan sonra bu tatili hak ettiğimi düşünüyordum, çok da fazla plan yapmadan (sadece kalacak yer için rezervasyon) yola çıktım, ondan sonrasını fotoğraflarla beraber destekleyerek sizlerle paylaşmaya karar verdim.

La guardia’ya iniş yaptıktan sonra hemen bir taksiye atlayıp konaklayacağım yer olan Hostelling International New York’a gittim, valizleri attıktan sonra ilk iş D40′ımı yanıma alarak sokağa fırlamak oldu.Akşama doğru Times Square’e gitmeye karar verdik ve bunu yürüyerek yapalım dedik arkadaşlarla biraz uzun sürdü ama değdi.Times Square’den bir kaç kare

o gün Times Square etrafında dolanarak , hep filmlerde görülen yerlerin gerçekliğini fark ederek geçti , böyle aval aval baktık etrafa ”anaa ne güzel lan” gibi tepkiler verdik sonra da hostele geri döndük.

Photo (209)

Bu yazıyı okumaya devam etmek için tıklayınız:: New York

Babaannemin kedileri

Bu fotoğrafı memlekette babaannemlerde çekmiştim en beğendiğim fotoğrafım budur.Burada da durmasını istiyordum ama fotoğrafı kaybetmiştim.Sonradan fotokritik’e koyduğumu hatırladım bu fotoğrafımı oradan capture ederek [...]