New York

2008 yılının eylül ayında New York’ta beş günlük bir seyahat yapmıştım.Virginia eyaletinde üç ay boyunca vasıfsız işçi olarak bir eğlence parkında kasiyerlik yaptıktan sonra bu tatili hak ettiğimi düşünüyordum, çok da fazla plan yapmadan (sadece kalacak yer için rezervasyon) yola çıktım, ondan sonrasını fotoğraflarla beraber destekleyerek sizlerle paylaşmaya karar verdim.

La guardia’ya iniş yaptıktan sonra hemen bir taksiye atlayıp konaklayacağım yer olan Hostelling International New York’a gittim, valizleri attıktan sonra ilk iş D40′ımı yanıma alarak sokağa fırlamak oldu.Akşama doğru Times Square’e gitmeye karar verdik ve bunu yürüyerek yapalım dedik arkadaşlarla biraz uzun sürdü ama değdi.Times Square’den bir kaç kare

o gün Times Square etrafında dolanarak , hep filmlerde görülen yerlerin gerçekliğini fark ederek geçti , böyle aval aval baktık etrafa ”anaa ne güzel lan” gibi tepkiler verdik sonra da hostele geri döndük.

Photo (209)

Ertesi gün hostelin etrafını gezmek istedim biraz , gezilecek yerler arasında Harlem bölgesi ve Columbia Universitesi vardı.Yine bir grup arkadaş çıktık hostelden.Biraz yürüdükten sonra Harlem bölgesine geldik.Harlem bize anlatılanlar gibi çok tehlikeli gezilmiyecek bir değildi bizde keyfini çıkardık.Zaten oldukça sakin bir bölge.

Photo (45)

Harlem’de bulunan bir heykeldi bu da.Mutlaka bir şeyler ifade ediyordur ama ne için orada olduğunu bilmiyorum belki bilen birileri yorum olarak ekler.

Photo (52)

Harlem gezimiz esnasında Amerika’da ilk kez mescit gördüm.Hemen gidip inceledik, ve öğrendik ki oralarda bizim abdest diye bildiğimiz kelimeyi onlar wudu olarak kullanıyor.Garip geldi kulağa

Harlem’de fazla da yapacak bir şey bulamadım açıkçası dolaştık etrafa baktık yürüdük bu kadar.Sonra yolumuzu Columbia Universitesine çevirdik o da harlem bölgesine ve bizim hostele yakın sayılır bir mesafedeydi çok vakit kaybetmeden vardık üniversiteye.Dünya çapında ünlü bir okul Columbia.New York’un en eski yüksek öğretim kurumu ve Dünya’da da sıralamalarda hep ilk on da olan bir okul.Okulu gezerken bir yandan hayranlıkla etrafı izledim bir yandan da keşke buralarda ben de okuyabilsem dedim.

Columbia Universitesi

Sağ tarafta işine gücüne yetişen bir hoca (galiba!) yanında da terlikle ”İşte burada benim okulum” diyen bir dümbük.(terlik forever).Columbia’yı gezerken farkettim ki okulun kampüsü çok hoş bir tasarıma sahip.Şehir içinde olduğu için çok çok büyük değil bu yüzden binalar arası iletişim nispeten rahat ve tam bir üniversite havası alıyorsunuz gezerken.Columbia’yı da gezdikten sonra hostele döndük.

Ertesi gün ve ondan sonraki gün New York’ta en çok yapmak istediğim şeyi yapma fırsatını buldum.ilk başta Rockefeller Center’ın çatı katından New York’u fotoğrafladım, sonra da akşam üzeri Empire State building’den!!O gün içinde bu iki bina dışında New York’un Harlem gibi kısımlarına nazaran daha kalabalık bölgeleri olan Fifth avenue , wall street gibi yerleri gezdim.Bütün bu yerleri terlik ile gezdiğim için akşam eve geldiğimde ayağımda yara olduğunu farketmiştim.Şimdi olayı sırayla anlatmaya başlıyım.

Photo (218)

Önce hostelden çıktım sonra Rockefeller Center’a doğru yola koyuldum,

Bilirsiniz 14 eylül’de Lehman Brothers şirketi kriz kurbanı olarak batmıştı.İşte ben o bankanın 11 Eylül günü fotoğrafını çekip, lan ne güzel düşünmüşler duruma göre binanın dış cephesi değişiyor demiştim.Nazarım mı değdi acaba?

Photo (223)

Lehman Brothers’dan sonra Rockefeller Center’a geldim.Bu binanın zemininde New York’taki bir çok gösterinin düzenlendiği meşhur Radio City music hall var.İlk bir kaç katta ise NBC stüdyoları var, gerçi beni ilgilendiren yeri binanın çatısı idi.Hayallerimde olan bir şeydi New York’u fotoğraflamak ve bunu da başardım.İşte size Rockefeller’ın üzerinden bir kaç fotoğraf

Photo (236)

Photo (315)

Daha sonra Brooklyn ve Manhattan köprülerini fotoğraflamaya gittim.Yol üzerinde Birleşmiş milletler binası ve karşısında Turkish Center vardı.

Photo (374)

Birleşmiş milletleri de geçtikten sonra en sonunda Brooklyn köprüsü ile Manhattan köprüsünün yakınına gelebildim.Belki de şu ana kadar fotoğrafladığım en güzel kare diyebilirim sıradaki fotoğraf için.Evet çok seviyorum!

Photo (404)

Buradan da ekonominin kalbinin attığı Wall Street’e geçtim.

Photo (538)

Wall Street’i gezdikten sonra ise sırada Empire State binası var.Zamanında dünyanın en yüksek binası ünvanını elinde bulunduran bina şimdilerde terör saldırılarına açık hedef oluşu yüzünden baya değer kaybeden ofislere sahipmiş, duyduğumda çok şaşırmıştım.Binanın tepesine çıktığımız asansör vardığı noktaya bizim evin asansörü ile aşağı yukarı aynı sürede varıyor.Çok garip bir his saniyeler içinde yaklaşık 370 m çıkmak:)Empire State’in çatı katında bizi karşılayan görevli dede de çok iyi bir insandı.Bize Atatürk ile ilgili sorular sordu ve bizle muhabbet etti.Dünyanın diğer ucunda Atamın isminin biliniyor oluşu beni bir hayli mutlu etti valla.Neyse sizlere Empire State’in çatı katından New York fotoğraflarını gösteriyorum şimdi.

Photo (670)

Photo (707)

İkiz kuleler

Photo (677)

Ve de son olarak Flatiron binasının fotoğrafı ile fotoromanıma son veriyorum

Photo (170)

2 comments to New York

  • harika bir yazı, süper fotoğraflar!
    3 ay çalışıp 5 gün seyahat yapmak biraz garip olsa da(umarım tüm tatil 5 gün değildir) gezi çok güzel olmuş… Work and travel yapan birçok arkadaşım, buraya dönerken ceplerinde en az birkaç bin dolar para döndüklerinden bahsediyorlardı. Sen de orada çalışarak kazandığın para ile giderlerini karşılayabildin mi? :)

    ben de bu hafta içerisinde pasaportumu çıkarıyorum, ve önümüzdeki ay içerisinde umarım ilk yurtdışı gezimi, türkiye suriye ürdün arasında yapıyor olacağım…

  • Cidden fotoğraflar süper olmuş. Özellikle Empire State’den çektiğin fotoğrafa bayıldım. Gidebilirsem bir benzerini de ben çekeceğim kafama koydum :)
    Ellerine sağlık.

Leave a Reply

 

 

 

You can use these HTML tags

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>