2008 senesini geride bıraktık.Ben de bir sene boyunca bende iyi kötü neler değişmiş ona bakmaya karar verdim.Bir çok konuda notlar aldım.Bakalım neler olmuş
Katıldığım bir konferanstan sonra not tutmanın önemini öğrendim.Beni baya geliştirdiğini söyleyebilirim.Artık daha düzenli ve daha az hatalı bir yaşamım oldu.Herşeyimi not defterime yazar oldum.
5 Nisan Cumartesi
Bill Gates’in bir mail adresi olduğunu ve sorulan sorulara vakti oldukça cevap verdiğini okudum ve ona mail attım bilin bakalım ne oldu?Tabiki cevap atmadı.Bu aralar çok yoğun galiba:)Ne olursa olsun denemekten bir şey olmaz bunun bir kez daha farkına vardım.
26 Nisan Cumartesi
Öğrenci kulübümüz iyi geçen bir sezondan sonra dikkat çekmiş olacak ki Sabancı Holding’in her sene düzenlediği kariyer günlerine davet edildi.Benim için çok değerli bir deneyimdi.Başarılı insanlardan çok güzel bilgiler edindim.
13 Haziran Cuma
Finallerim açıklandı ve sene tekrar edeceğimi anlamış oldum.Öğrendim ki makine mühendisliği zor ve çalışmadan olmuyor işin ilginç yanı hemen sonrasında bu durumu nasıl fırsata dönüştürebileceğimi düşündüm.Gördüm ki etrafımda okulu 4 senede bitiren insan sayısı az ayrıca fazladan bir sene iyi doldurulduğu taktirde ilaç gibi gelebilir.Daha önce kötü bir olaya bu kadar olumlu yaklaşmayı çok denemezdim zorlayınca oluyormuş.
14 Haziran Cumartesi
Work and travel denen sistemle Amerika’ya çalışmaya ve dil öğrenmeye gittim.Neler yapabileceğimi görmek için iyi bir fırsattı.Yabancı bir ülkede başka birisinin yardımı olmadan çalışıp para kazanmak nasıl bir şey anlamış olacaktım.Kendi ayaklarım üzerinde durmak neymiş onu görecektim.Bu fırsatı görüp iyi değerlendirdim.
15 Haziran Pazar
Uçakta ve havaalanında gördüm ki Work and Travel sistemi ile Amerika’ya giden bir çok Türk var.Daha önce bir kez yurtdışı maceram olmuştu ve orada yürürken Türkçe bir konuşma duymak beni heyecanlandırırdı ama Amerika’da ASLA.Madison square garden’ın önünde , Adana’da bile bir kaç kez görüştüğüm eski Almanca kursumdan bir arkadaşla karşılaştım.Dünya küçükmüş bunu anladım.
20 Haziran Cuma
Espn’den öğle vakti Türkiye Hırvatistan maçını şaşkın bakışlar arasında bir sürü yabancının içinde bağıra çağıra izlemek neymiş onu öğrendim daha doğrusu mucize neymiş onu öğrendim.(Maçı son saniyede çevirmiştik o yüzden:) )
3 Temmuz Perşembe
Çalışmak için gittiğim yer bir eğlence parkıydı.Bir Rus bir Polonyalı bir Amerikalı ve bir Türk aynı büfede çalışırsa neler olur onu öğrendim.Tıpkı bir fıkra gibi.
Öğrendim ki bir centi üretmek için bir centten fazla para gerekiyormuş.Umarım söyleyen sallamıştır.
11 Ağustos Pazartesi
Para sıkıntısı çekmek ne demek onu gördüm.Kemer sıkmak nası bir şey tattım.Güzel ve zor birşeymiş onu anladım.
Amerika’da İskender yedim Sezen Aksu dinlerken.Tadı esaslı bir İskender’e benzemeyen bir İskender’i yerken bu kadar duygulanacağımı tahmin edemezdim.O hesabı ödeyeceğimide.Türkiye’yi özlemek neymiş onu öğrendim
31 Ağustos Pazar
Akşam Amerika’lı bir arkadaşımla Batman the Dark Knight filmine gittim.İngilizce bilmiyormuşum ya da oyuncular konuşamıyordu onu anladım.Why so serious?Ardından arabamız ile kaldığım yerdeki 7 kişiyle sahur yapmaya seven eleven’a gittik.Muhteşemdi.Senin dinin hakkında hiç bir fikri olmayan insanların yanında kendi dinini özgürce yaşamak güzel ve zevkli bir işmiş onu gördüm.
3 Eylül Çarşamba
Dominos cheese pizza ile iftar yapmak ne demek onu anladım.Allah düşmanıma vermesin.
4 Eylül Perşembe
Cebimde nakit kalmadığı için borç parayla doğum günü pastası aldım.(o kadarda sefil değildim yani param vardı).Hayatımda kutladığım en zevkli doğum günüydü.Mutlu olmak için her zaman bir sebep vardır bunu öğrendim.(Aynı zamanda şükretmenin önemini hatırladım)
7 Eylül Pazar
Belediye otobüsü gibi bir uçakla , hayallerimin şehri New York’a gitmek için yola koyuldum.Valizler sığmadığı için birazını içeri aldılar ayrıca JFK de trafik olduğu için havadaki süreden daha fazla yerde bekledik.Amerikalıların herşeyini büyütmeye gerek yokmuş onu anladım.(en azından bazılarını)
11 Eylül Perşembe
Yaklaşık 15 km boyunca terlikle ve fotoğraf makinesi taşıyarak yürümek ne kadar zor ve ne kadar mutlu edici onu öğrendim.Fotoğraf çekmek gerçekten sevdiğim şeylerden biri onu anladım.Dünya Ticaret Merkezi’nin bulunduğu alanda 11 Eylül’de bulunmak ne demek onu anladım.(Biraz korkutucu)
13 Eylül Cumartesi
Türkiye’ye döndüm.Aile özlemini gidermek ve sevdiğin insanların yanında olmak ne güzel bir duyguymuş onu gördüm.
Bayram için Erzincan’a giderken yolda ilk kazamı yaptım.Kocaman bir çukura dalarak lastik patlattım.Babamın olur böyle şeyler takma kafana tarzı çok hoşuma gitti.Gördüm ki soğukkanlı olup hemen sinirlenmemek iyi birşeymiş.Umarım bende bu kadar iyi olabilirim.
22 Ekim Çarşamba
Amerika’ya gittiğim şirketin üniversite temsilcisi olarak çalışmaya başladım.Türkiye’deki ilk iş deneyimim.Okurken çalışmak ne demek onu gördüm ne kadar çalıştığım iş düzenli bir vakit istemesede.
29 Ekim Çarşamba
Blog’umu yayınlamaya başladım.İnsanlık için küçük benim için büyük bir adımmış bunu öğrendim.
26 Kasım Çarşamba
Çalışmalarını takip ettiğim ve başarılı bulduğum ama hiç tanımadığım birine kendimi tanıtıp , kendimi nasıl geliştirebilirim diye bir soru sordum , denemekten bir şey kaybetmem diyerek.Oda cevap verdi.’’Her gün yazabileceğin şeyler öğren dedi’’.Bu benim için çok değerliydi çünkü interneti daha etkin kullanarak network’umu geliştirebileceğimin farkına vardım ve uygulamaya başladım.İnterneti sadece haber siteleri , ödevler ve merak için araştırma yaparken kullanılan google , ve facebook zannederdim.Digg , delicious , slideshare , friendfeed gibi şeylerden haberim oldu.
Bir sene içerisinde gördüğüm önemli şeyler bunlardı okuyan herkese teşekkür ederim.



