Erzincan’ın Kemah ilçesi benim memleketim.Bugün de orada bir çok fotoğraf çektim.Bunlardan 3 tane panorama yapıp paylaşmaya karar verdim.
İlk Panorama Acemoğlu Boğazını gösteriyor.Burasının bir hikayesi var ama benim bir şeyleri anlatmak konusunda çok da kuvvetli olmayan kabiliyetim yüzünden, zaten olayı oldukça güzel anlatan bir yazıyı buraya koymaya karar verdim.Yazı Eski Kemah Kaymakamı Yılmaz Kurt‘un Bir Bıldırcın Misali adlı kitabından alıntıdır.
“Her köprüyü bir melek beklermiş” buyuruyor bir ehli kalem büyüğümüz. Şüphesiz bu irrasyonel kaide bizim Acemoğlu için de geçerli olsa gerek. Zamanında kervan yolu için yapılan bu köprü, bugünün ulaşım vasıtalarına da tonajına ve hacmine bakmaksızın bir Eyüp sabrıyla tahammül ediyor. Bu tahammül ve takatte biraz da nöbetçi meleğin tasarrufu ve muaveneti olduğu söyleniyor halk arasında.
Maalesef 22 Nisan 1996 günü, nöbet değişiminde herhalde görevi Azrail almış olacak ki; 14 vatan evladı Mehmetçik bu köprüden Fırat’ın azgın sularından birer üveyik olup kanatlanıp gitti, nöbetçi meleğin kanatları altında … Şehitlik mertebesine yükselen bu delikanlıların kim bilir hangi hayalleri vardı hülyalarında, hangi hevesleri kaldı kursaklarında …
Bunları bilmekten öte, topraktan ve sudan mürekkep garip vücutlarını bile geri alamadık ki Fırat’ın kollarından, heveslerini bilebilelim.
Vazifemiz mes’ul aramak değil; sorumluluğun ne köprüyü bekleyen Melek’te, ne Karasu’da, ne de kadim köprü Acemoğlu’nda olduğu kanaatindeyiz. Belki de bu, bir köprünün isyanıydı; yahut asrın insanına anlayacağı lisanda elemli bir ihtarı, bir tembihiydi.
Küçük bir istirham; yolunuz bu taraflara düşer de şayet bu köprüden geçerseniz, ismini ve memleketini dahi bilmediğiniz, size meçhul bu 14 askerimize, lütfen bir Fatiha veya bildiğiniz bir duayı okuyun. Belki kanatlanıp gittikleri yerlerden size bakıyorlardır kim bilir …
İşte yukarıda lafı geçen Acemoğlu Boğazı Bu yazıyı okumaya devam etmek için tıklayınız:: Erzincan | Kemah Panorama Fotoğrafları